30 Ocak 2007 - M. Serhan Yücel
Bu ülkenin üçte ikisinin şu veya bu adlar altında oy verdiği demokrat misyon, 1946da doğdu.
1950-60 yılları arasında iktidarda kalan Demokrat Parti döneminde siyaset, seçkinler uğraşı olmaktan çıkarak, geniş halk kitlelerine ulaştı.
Böylelikle ülkemizdeki siyasi kültüre olumlu etkide bulunulurken, bürokratik-baskıcı devlet geleneğinin yumuşaması ve milli bir ticaret-sanayi burjuvazisinin doğması sağlandı.
Tarım reformu, barajlar ve hidroelektrik santraller, eğitim ve ulaşım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının sonucu olarak siyasi yapının katı kalıpları yıkıldı ve Türkiye tarihinin en önemli değişimini yaşadı.
Köylü, çiftçi oldu.
Amele işçi.
Teba ise vatandaş.
***
Demokrat misyonu, Demokrat Partiden başka, tam anlamıyla hiçbir parti temsil edemedi.
Demokrat Parti bile zaman zaman kendi misyonundan uzaklaştı.
Önce Adalet Partisi, sonra Doğru Yol Partisi, demokrat misyondan çok, misyonun aldığı oy ile ilgilendi.
Gerek APnin gerekse DYPnin, biraz fırsat düşkünlüğünü çağrıştıran bu yanlışları, seçmenlerin demokrat misyondan değil ama Demokrat Partinin devamı iddiasında olan partilerden kopmasına yol açtı.
1970lerde Demokratik Parti, Millî Selâmet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisinin büyümelerinden demokrat misyon değil, demokrat misyonu anlamayanlar sorumlu idi.
80 sonrası da, sırasıyla ANAPın, RPnin, DSP ile MHPnin ve AKPnin yükselmesinin sebebi de, seçmenlerin demokrat misyonu, Demokrat Partinin devamıyım diyen siyasal partilerde değil, başka partilerde aramasının sonucuydu.
***
Demokrat misyonu tanımlarken bazı kavramlara ihtiyaç duyarız:
Demokrat misyonun anahtar kelimeleri millî egemenlik ve millî irade kavramlarıdır.
Milletin sıkıntılarını görmek ve bunları çözmek; milletin arzularını, isteklerini, taleplerini iktidar mekanizmasıyla yerine getirmek.
Bunların yanı sıra, demokrasi-hukuk-insan hakları üçlüsü, hukuk devleti, teknolojiye ve teknolojik gelişmeye yatkınlık ve istek, pratiklik, komplekslerden arınmışlık, mağduru sahiplenme, devlet ve askere duyulan sevgi ve bağlılık, Osmanlıdan gelen emperyal güç iddiasına dayalı kendine güven, demokrat misyona bağlı kitlelerin genlerine işlemiştir.
Tek satır Türkçe yazmadan dünyanın en büyük Türk Düşünürü-Yazarı unvanını alan Mevlâna, demokrat misyonun özetidir.
Şeyh Edebaliden Yunusa, Yavuzdan Sinana, Akiften Talat Paşaya kadar bu toprakların evlatları demokrat misyonun özetidir.
Eduard Zuckmayerden Simoviçe kadar bizleşen insanları bizden görme demokrat misyonun özetidir.
Sözleri İngilizce olan şarkı ile Eurovisionu kazanınca, Mehmet Aurellionun Ay-yıldızlı formayla attığı golle rakibini yenince yollara dökülme eylemi demokrat misyonun özetidir.
Elvan Abeylegessenin rekor kırması için dua edilmesi, içine tam sinmese de Nobel Ödül töreninde gözlerin yaşarması demokrat misyonun özetidir.
Pembe İncili Kaftan, demokrat misyonun özetidir.
Cep telefonları, her evin çatısında görmeye alıştığımız uydular, demokrat misyonun özetidir.
Fabrikalar, okullar, otoyollar, köprüler, barajlar, limanlar demokrat misyonun özetidir.
Elektrik, demokrat misyonun özetidir.
Adnan Menderes, demokrat misyonun özetidir. Belki de tanımıdır.
Herkesin taraf olabildiği, tarafsızlığın sadece otorite zaafı göstermeyen devlete has bir özellik olduğu; çoksesli yapıda taraflara adil davranan hakem devlete duyulan özlemdir demokrat misyon.
Oligarşinin siyaset oyunundaki etkinliğinin yıkılmasını, onun yerine millet faktörünün geçmesini istemektir demokrat misyon.
***
Demokrat Partiden sonra, Demokrat Partiyi ve demokrat misyonu kullanarak iktidara gelenler, ya kendileri oligark oldular ya da oligarşinin kölesi oldular.
Halbuki Demokrat Parti, milletin sesini, işgalci zümrelerin ve istismarcı politikaların paspası yapmama kavgası değil miydi?